30 Nisan 2012 Pazartesi

Gereksiz yazılar

Aslanmı döver kaplanmı döver muhabbeti yapan adamlar var hala bu national geographic devrinde.. ama dayanamayıp mevzuya açıklık getirmek istedim.
jöle sürüp dikelttiği yeleleriyle ormanların apaçisi olan aslanın, hala adam yerine konulup, kaplanla karşılaştırılması, bildiğin rezilliktir. kaplan, gerek gücü, gerek tekniği, gerek kafa toplarına hakimiyeti, gerek karakteri ve efendiliği, gerek de entelektüel birikimiyle döver aslanı. o yüzden, bırakın artık bu tartışmayı arkadaşım, bunun yerine, van damme mı döver bruş li mi döver diye tartışın. bak onu anaokulundan beri tartışmamıza rağmen hala çözemedik mesela, ilkokul 4'te teorik bir çıkmaza girdiğimizi farkedip bıraktım ben o tartışmayı, varlık ve zaman üstüne düşünmeye başladım .
kaplan yalnızdır, her daim uzlet ve tefekkür halinde, dünya gamından uzak, masivadan istiğna etmiş, kendini tekamüle vermiştir, dağ taşı dolanıp tefekkür eder, schopenhauer okur, yalnız yaşar, yalnız avlanır. aslan gibi sürüler halinde 15 kişi birden, yetmediği zaman kahveden adam toplayıp, zayıf gördüğü bir bizon yavrusuna saldırmaz; gider kendisinin 6 katı büyüklüğünde bir yetişkin buffaloyu tek başına indirir. gergedan, ayı, piton farketmez, alayının icabına bakar. kafası kızarsa icabında timsahla dolu bir nehre dalıp içlerinden birini alır, ''arkadaşım bi dakka bakar mısın'' diye köşeye çekip façasını alır. isyankar sokakların tövbekar delikanlısıdır kaplan, efkar bastığı zaman bi büyük içer, sonra tek başına mekan basar, olay çıkarır, mekanı dağıtır. aşka kapılarını kapatmıştır, ama olur da sevdi mi tam sever, yüreğiyle sever. hepsi bir yana, bütün o sert görünüşünün altında, oldukça duygusal ve yufka yürekli bir kedi yatar, perdelerini indirdiği zaman gayet uysal, sevecen, hoşgörülü ve şefkatlidir.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder